Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

Tarihten Ders Çıkarmak


Haziran 2017 - 199. Sayı
Bu makale 2017-06-20 10:38:58 eklenmiş ve 510 kez görüntülenmiştir.
Güldalı COŞKUN

İran–Irak Savaşı sonunda, tıpkı Cezayir’in Kolonyalist Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşında olduğu gibi bir milyon insan öldü.

Savaşın bir kazananı olmadığı gibi, ciddi ekonomik sorunlara ve en önemlisi ABD  filosunun gelip Akdeniz’e yerleşmesine neden olundu.

Üstelik ABD ve Batı, silah satışlarından da iyi paralar kazandılar. O dönemde de Türkiye, savaştan kaçanların sığındığı bir yer olmuştu. Neticede yine tek kazançlı çıkan emperyalistler olurken, bölge geri kalmışlık farkını iyice açtı.

Nasıl oluyorsa her seferinde içimizden, bu güçlerin işini kolaylaştıracak birileri çıkıyor.

ABD ve Batı, daima politikalarını bu bölgelerde başarıyla uyguluyor. Çünkü bu güçler planlarını yaparken, kendi tecrübelerinden, yani geçmiş sorunlarından yararlanıyor ve daima çatışma alanı bırakıyorlar. Bizim hatamız da, o çatışma alanlarını ortadan kaldırmak için kendi geçmişimizin yanı sıra, onların da geçmişlerinden yararlanmayı ve çözüm üretmeyi becerememek.

ABD ve Batı, sorunlarını çok kolay çözmedi. Onlar da aralarında mezhep ve dünya savaşlarını yaşadılar. Ancak, bugün medeni takılan Batı, ekonomik kaynak için dünyanın neredeyse diğer yarısını işgal etti, doğal kaynaklarını sömürdü, insan kaynağı olarak köleleri kullandı. Gittikleri her yeri talan edip yoksullaştırdılar.

Afrika’da elmas madenleri çocuk cesetleriyle doludur. Şimdi bu zenginliğin arkasındaki emek, zamanla bilim ve teknolojideki üretimleri olduysa da, gerçek nedeni profesyonel sömürücü olmalarıydı.

Son yıllarda ekonomileri bozulunca, içlerindeki saklı ırkçılık yeniden göz kırpmaya başladı.Kendilerini, medeni olarak tanımlarken, kültür farkının gericilik olduğunu, bilinç altımıza nakşettiler. Hem de kazınmamak üzere!

University of Leeds’te Sosyal Teori ve Anti-Kolonyal Düşünce Akımı üzerine akademik çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Salman Sayyid, “Batı’nın yaptığı en büyük hile, neyin iyi veya kötü olduğunu, ancak kendilerinin bildiği konusunda dünyayı ikna etmeleridir” der. İşte bu!

Örtülü işgal ile sömürdükleri bölgelerde kendi kültüründen kopuk, toplum önderleri / aydınları oluşturdular.

***

Maalesef, bugünlerde yaşadığımız sorunlar hakkında “kim ne demiş” diye arama-tarama yaparken, alanında uzman aydınların köşelerinde tek okuduğum dedikodu ve güncel siyasetin sığlığı.

Kimse sahaya inip çalışma yapmak, fikir üretmek, sorunları tespit edip çözüm bulmak derdinde değil.

Yazılarının tek bir ana fikri var: AK Parti / Erdoğan takıntısı ve boş lakırtı.

Ucuz muhalefet, derinlikten yoksun analiz (ki analiz denmez ya),  bir dönemin magazin programı olan “Televole” tadında yorumlar...

Muhalefet zaten, bırakın çözüm ya da siyaset üretmeyi, tamamen gerçeklikten kopmuş başka bir alemde yaşıyor. Çocukça eylem ve söylemler ile vakit geçiriyorlar. Artık, O, Cumhurbaşkanı değilmiş, AK Parti üyesiymiş, ayağa kalkmaya da gerek yokmuş... Hem “Saray” partilerinin içini karıştırıyormuş (...) vs.

Ekrana çıkınca sesleniyorum:  “Aloo, ABD, PKK/YPG’ye ağır silah verecekmiş!” Ya da, “Önümüzdeki 10 yıl için Türkiye hakkında, iktisadi, sosyal ve siyasi öngörüleriniz ne?” derken kendi kendime; Selin Sayek Böke “küsmüş arkadaşlarına” basıvermiş istifayı haberi geliyor. Yok, parti başkanı adayı olmayacakmış! Sokakta mühim işleri varmış!

Fakat, oyuna mı gelmiş ne! Öylece kala kalmış!

Muhalefeti bu, entelektüeli bu, medyanın bir kısmı saldırıda, bir kısmı savunmada, kısır çatışmalar sürerken, ABD ve Batı, tüm gücüyle ağlarını örmeye devam ediyor. Bakındım biraz; Wall Street Journal’da şöyle manşet atacak bir John Dundar’ınız yok mu sizin diye:

“Pentagon, terör örgütlerine ağır silah gönderiyor!”

Hani oralarda bizim gibi “basına baskı olmadığından(!)” bekledim işte!

Neyse, onlardan iyi bilecek değiliz ya!

Gelelim, şu ağır silah verme işine... Zaten, bu silahlar DEAŞ da dahil, tüm terör örgütlerine,  ABD ve Batı tarafından veriliyordu. Bunu itiraf etmenin Batı cephesinde değil bizim cephede bir fark, belki uyanış oluşturmasını beklerdim.

Bu itirafla diyor ki ABD; “Ben ağayım, siz de maraba... Kuralları ben koyar, ben çiğnerim amaaa siz çiğnerseniz, sizi de ben çiğnerim!”

Çünkü; “Dünya beşten küçük” diyor.

Orada mısınız antiemperyalistler!


Diğer yazıları...
Dergilerimiz
Baş Yazar
Mustafa ALBAYRAK
Ağustos 2018 - 213. Sayı
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ