© Teknik Elektrik 2017-2024

İslimye (Sliven) / Bulgaristan

İslimiye (İngilizce ismi: Sliven, orjinal ismi: Sliven), Avrupa kıtasında yer alır. Bulgaristan’ın 96,4 bin nüfusla en kalabalık 8. şehridir.

Bulgaristan’ın güneydoğusunda modern bir endüstri merkezi durumunda bulunan şehir Novoselska ve Asenovska ırmaklarının birleştiği noktada, büyük Trakya ovasının kuzey köşesinde Balkan dağlarının eteklerinde yer alır. Özellikle XIX. yüzyılda kalabalık nüfuslu, yirmiden fazla camisi bulunan, halkın yarısını müslümanların oluşturduğu, 1834’te kurulmuş olan dokuma fabrikasıyla Balkanlar’daki ilk endüstri şehri olarak önem kazanmıştır.

Şehrin tarihi Roma ve erken Bizans dönemlerine kadar iner. Kuvvetli bir istihkâm olarak ortaya çıktığı anlaşılan şehirde 1970’te yapılan kazılarda Roma devri surlarının kalıntıları ve Hisarlık denilen yerde Hıristiyanlığın ilk yayıldığı dönemlere ait bir bazilika tesbit edilmiştir. Şehrin duvarları bu dönemlerde 140 × 140 metrelik bir sahayı kaplamaktaydı. Burada Roma imparatorlarıyla XIII. yüzyıla kadar hâkimiyetlerini sürdüren Bizans idarecilerine ait paralar ve seramik parçaları bulunmuştur. Şehrin Osmanlı dönemindeki adı Slavca “erik şehri” anlamındaki Sliven’den gelmektedir. Bazı ansiklopedik kaynaklar İslimye’nin, ilk olarak “İstlivos” adıyla coğrafyacı İdrîsî’nin eserinde (yazılışı: 548/1153) anılmasından yola çıkarak 1153 tarihinde kurulduğunu belirtirler.

Kâtib Çelebi, coğrafyacı ve seyyah Âşık Mehmed’in XVI. yüzyıl sonlarında yazdığı Menâzırü’l-avâlim adlı eserine dayanarak İslimye’yi üç camisi, bir hamamı olan, meyveleri ve suları bol bir kaza merkezi olarak tarif eder. Kasaba, bilhassa XVII. yüzyılda önemli bir yerleşme yeri özelliği kazandı. Evliya Çelebi’ye göre, güney yönünde Çelebi Mehmed tarafından inşa ettirilmiş sarayın temellerinin bulunduğu kasaba, bir dağın eteğinde yüksek bir bayır üzerinde bağlarla ve bahçelerle çevrili bir yerleşme yeri durumundaydı. Burada on iki mescid vardı; çarşı içinde minareli ve cuma namazı kılmaya müsait bir cami (Eski Cami) bulunuyordu. Çarşıda keçe, pamuklu dokuma ve halıcılık hâkimdi. Özellikle keçe, kilim ve kebe dükkânları vardı ve satışa sunulan Yanbolu kebesi çok tutuluyordu. Ahali genellikle tiftik kebe ve renkli velense denilen bir tür kumaş imaliyle uğraşıyordu. Yünlüler suların bol olması sebebiyle su değirmenlerinde işleniyordu. Kâtib Çelebi de halkın yün battaniye imal ettiğini belirtir. Ayrıca 952 (1545) tarihli defterde, vergi gelirleri arasında “kebe mukātaası” olarak senelik 10.000 akçe kaydedilmişti. Bütün bunlar, yünlü imalât kolunun kasabada öteden beri yapılageldiğinin bir göstergesi olmalıdır. Evliya Çelebi kasabada bedestenin bulunmadığını, ancak on kadar hanından en mükellefinin Sofu Mehmed Paşa’nın 1052 (1642) tarihli hanı olduğunu, çarşıda 200 kadar dükkânın yer aldığını da yazar (Seyahatnâme, III, 375-376).

Bulgarlar, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında camilerin çoğunu yıktılar ve bu tarihten sonra şehirde müslüman nüfusu hızla düşüş kaydetti.

I. Dünya Savaşı’nın ardından özellikle komünist rejimin kuruluşundan sonra kasabanın İslâmî görünüşünün son izleri, şehrin hızlı bir şekilde modernize edilmesi ve gelişmesi sonucu yok olmuştur.

Osmanlı dönemi mimarisini yansıtan tek eser XVI. yüzyıla ait kaplıca hamamının kubbesidir.

Nakit para taşımam gerekiyor mu?
Bulgaristan’da kredi kartı kullanımı ülke çapında çok yaygın olmadığı için yanınızda nakit para taşımanız önerilir. Ülke çapında yaklaşık 6 bin bankamatik bulunmaktadır.

Hangi diller konuşulur?
Bulgaristan’da Bulgarca konuşulmaktadır.

Hangi para birimleri kullanılır?
Bulgaristan’da Bulgar Levası kullanılır.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER