© Teknik Elektrik 2017-2024

Başyazarımız Mustafa Albayrak 1915 Çanakkale Köprüsünün Maneviyatını Akit TV'ye Anlattı

Moderatör: Sayın Mustafa Albayrak yayınımıza hoş geldiniz. Anlamlı bir günde anlamlı bir açılış olacak. 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinin 107’nci yıl dönümü ve hakikaten devasa bir köprü. Tarihi bir ana şahitlik ediyoruz duygu ve düşüncelerinizi alalım.

Mustafa Albayrak: Bu köprüye ismini veren Çanakkale şehrinde medfun bulunan yüzbinlerce şehidimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Onlar canlarını verdikleri için biz şu anda burada özgürce yaşayıp özgürce kendi eserlerimizi, projelerimizi gerçekleştirebiliyoruz millet olarak.

Başta 18 Mart Çanakkale Deniz Savaşlarında kahramanımız olan Cevat Çobanlı Paşa olmak üzere tüm aziz Çanakkale şehitlerini, gazilerimizi, emeği geçenleri, bugünlere gelmemize vesile olanları rahmet ve minnetle anıyorum. Daha sonra kara savaşlarında büyük varlık gösteren Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere tüm karacılarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.

Şunu bilmeliyiz ki atalarımızın dediği gibi ‘’su uyuyor düşman uyumuyor’’ onlar canlarını verdiler, vatanımızı müdafaa ettiler ama bu bizim burada ebedi kalacağımızın garantisi değildir. Ebedi kalacağımızın garantisi bizim de şehitlerime, gazilerimize layık olmaktan geçer. Onların yolundan gitmekten geçer. 

Eğer onlar gibi irade gösterirsek, hürriyet ve istiklal bizim karakterimiz olmaya devam ederse,  boyun eğmeyeceksek, hiçbir manda ve himayeyi kabul etmeyeceksek, bugün de aynı şuur ve bilinçle yaşamalı ve her an savaşa teyakkuzda bulunmalıyız. 

Unutmamalıyız ki barış zamanları istisnai ve azınlıkta olan zamanlardır. Dünya tarihini incelediğiniz zaman tarihin daha çok savaşlarla dolu olduğunu görürüz. Tarih bize gelecekteki yaşayacaklarımızla alakalı da ipuçları vermektedir. Tarih bize gelecekteki yaşayacaklarımızı alakalı da ipuçları vermektedir. Bakın Rusya’nın Ukrayna’yı işgali. Önümüzde şu anda canlı olarak burnumuzun dibinde yaşıyoruz.

Savaş hayatın bir gerçeğidir. Su kadar, ekmek kadar, hava kadar gerçektir maalesef.

Cenabı Allah insanı ilk yarattığı zaman meleklere;  ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dediğinde meleklerin ilk reaksiyonu “Biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” demeleri olmuştur.  Bunun üzerine Allah tela bunun hikmetin kendisinin bilebileceğini söylemiştir.  Yani insanoğlu Habil ve Kabil’den beri birbirinin kanını döker. Bu doğru değildir ama hayatın da gerçeğidir. O yüzden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Sayın Devlet Bahçeli’nin sürekli beka meselesinden bahsetmeleri sadece bir seçim propagandası değildir. Onlar söylediği için doğru değil, doğru olduğu için doğrudur. 

O yüzden Türkiye Cumhuriyeti’nim ilelebet payidar olmasının tek yolu İstikbal kaygısını sürekli taşımasından geçer. Her bakımdan güçlü ve teyakkuzda olmalıyız. Bilinçli ve şuurlu olarak atalarımıza, ceddimize (tekrar anıyorum 18 Mart Deniz Savaşlarının başkahramanı Cevat Çobanlı Paşa ve arkadaşlarına) layık bir nesil olmalıyız.

Beka tehlikesi bir seçim propagandası değil bir gerçektir. Türkiye bugün bir kuşatma altındadır. Lozan Antlaşmasına göre silahsız olması gereken 12 Ada silahlandırılmıştır. 12 Ada kime karşı silahlandırılmıştır? Coğrafi olarak kimin parçasıdır? Anadolu’nun. Bugün 12 Adalar silahlandırılmışsa bizim rahat uyumamamız lazım. Su uyur düşman uyumaz yoksa yarın Ukrayna’nın yaşadığını biz de yaşayabiliriz. O yüzden güçlü olacağız teyakkuzda olacağız.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER