Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

Tam yazacağım, bi’gülme tutuyor!


Ekim 2017 - 203. Sayı
Bu makale 2017-10-24 10:35:43 eklenmiş ve 249 kez görüntülenmiştir.
Güldalı COŞKUN

Ekranıma düşen atletli Kılıçdaroğlu fotoğrafını gördüğümde, önce fotoşop sandım. Biraz araştırdığımda Hürriyet Gazetesi muhabirinin çektiği ve yürüyüşün anlatıldığı bir kitapta yayınlandığını öğrendim.


Kılıçdaroğlu’nun izni olmadan yayınlanması ihtimal dışı olan fotoğrafta, garip olan, atleti değil, bunun paylaşılmasıydı.


Her gün biraz daha absürt saçmalıklara maruz kalırken, bu ortamda ruh sağlığımızın korunması, büyük bir başarı.


Bazı konular vardır. Üzerinde durulması, hakkında yorum yapılması bile komik kaçar.


Ancak, yüzyıldır çağdaşlaşmayı, kılık kıyafete indirgeyen, köşelerinde halkın çizgili pijamasıyla, kılıyla, tüyüyle uğraşanların sonunda böyle bir fotoğraf vermesi, kesinlikle konuşulmaya değer..


Bu nedir peki?

Halkı mı anlamış oldular, “ben de sizdenim” mi mesajı verdiler. Atlet “yerel-milli” giyeceğimiz de, bunu yeni mi keşfettiler!

Nasıl, bu kadar banal bir siyasetle muhatap oluyoruz diye sormanın anlamı yok. Ülkenin ana muhalefet partisinin zekası, düzeyi, öngörüsü, vizyonu, perspektifi bu kadar, buraya kadar.

Komik olan, Erdoğan’ın onların “müthiş” zekalarına gönderme yaparak, “Atatürk, böyle bir fotoğraf vermiş midir?” diye trajikomik hallerine ayna tutmaktı..

Zira; yıllardır Erdoğan’ın eşinin örtüsü, yemek yerkenki görüntüleri, Atatürk gibi kadınlarla dans etmeyip, alkol almayışı, kıyaslamalı fotoğraflarla sunulmadı mı?


Böyle haberlerin altında gerek sosyal medyada, gerek internet gazetelerindeki bu taifenin hakarete varan yorumları, “bidon kafalı, göbeğini kaşıyanların”liderinin de onlar gibi olacağını, ifade etmelerinin eskidiğini düşünmüyorsunuz herhalde…


Fakat, Erdoğan’ın bu ince göndermesine Kılıçdaroğlu tarafından verilen cevap, muhteşemdi!


“Biz gardrop Atatürkçüsü değiliz!”  bunu duyunca,bir kez daha Erdoğan’ın bu ülkeye ne çok şey kattığını, ne çok ezberi bozduğunu ve bu cümleleri samimi dahi olunmasa onlara söyletebilmenin, takdire şayan olduğunu düşündüm.

Kitlesi, şimdi bu cümleyi içeriğinin ne olduğunu bilmeden söyleyip dursa da, olur ya; birinin de “demek ki biz yıllarca gardrop Atatürkçülüğü yapıyormuşuz!” deme ihtimali neden olmasın!

Bunlar bir tarafa; şimdi konunun diğer boyutuna gelelim. Kimse, bu fanila için gidip de CHP’ye oy vermez.


Anlamadıkları şey, halkın, sakil–eğreti olanla, samimi olanı ayırt edebilmesi. Kaldı ki; atlet giymekle halktan da olunmuyor.


Hadi, samimi bulunup bulunmasından da vazgeçtim; bir siyasetçi, hiçbir konuda çözüm getirmiyor ve alternatif üretmiyorsa, yün fanila da giyse, pamuklu da ve dahi patiskadan paçalı don giyse ne olur?


Murat Belge’nin sürekli yazılarında dile getirdiği “popülizm” budur. Sorunlara çözüm üretirken, benzer değerleri taşıyan ve sürekli daha iyisi için, kendisiyle yarışan, yer yer kendisine muhalefet eden, hatasını gören ve hatta ifade eden AK Parti hareketi değildir popülist olan.


Birçok yazımda söylediğim gibi; evet bir muhalefet sorunu ciddi oranda var, ancak aydın sorunu olduğu ve bu denli kalitesiz bir muhalefette de asıl payın aydınlarda olduğu ortada.


Elbette, iktidarlar eleştirilir ve eleştirilmeli de. Ancak, demokrasinin birinci ayağı iktidar değil muhalefettir. Çünkü, alternatifi olmayan bir iktidarın çalışmaları eksik-aksak da olsa, yine de tercih sebebi olabilir.


Yukarıda da belirttiğimgibi, iktidardayken kendisiyle yarışan ve kendisine muhalefet eden bir parti tarafından yönetiliyor olmak, bir şans olsa da nereye kadar. Nihayet iktidarlar da yorulabilir.

CHP, “Adalet Yürüyüşü”nden sonra, Çanakkale’de “Adalet Kurultayı” yaptı. Kılıçdaroğlu, çıktı kürsüye, yine bilindik şeyleri tekrarladı. Körler, sağırlar birbirini ağırlardan öteye gitmeyen kurultayda, “sabah akşam benim atletimle uğraşacağına…..” diye kurduğu cümlenin siyasete katkısı ne olacak acaba!


En komiği de Çanakkale’ye kurultay için gelen, Kayseri/Melikgazi teşkilatı üyelerinin asbest beyazı atletleriyle, bir ağacın altında ve yemek masası etrafında verdikleri pozdu. Üyeler, Kılıçdaroğlu’na destek için bunu yaptıklarını söylüyordu.


Ülkenin onca sorunu varken, “atletle uğraşan” iktidar, hedef şaşırtmak için bunu yapıyormuş!


Hani magazin dergilerinde, ailesinden, eşini çok sevdiğinden bahsederken, şuh pozlar veren aktrisler gibiler…


Ve maalesef bunlar, kaynayan kazan Ortadoğu’ya sınır olan ülkemizin iktidara talip muhalefeti oluyor..


Polemikten, kaos ve kargaşadan medet uman Almanya’ya gidip, “Ülkemize turist yollamayın, can güvenliği yok” diyebilen ve sonra da aynı ülkeye dönebilecek kadar kendini güvende hisseden bir garip adam; ana muhalefet liderimiz…


Neyse efendim; seçim zamanı tüm vekil adaylarının atletli fotoğraflarına bakıp, şöyle kaynatılmış, sakız gibi bembeyaz olanı, ilk tercih nedenimiz olabilir!

Fesübhanellah!


Tam yazacağım; “bi’gülme tutuyor!” 


Diğer yazıları...
Dergilerimiz
Baş Yazar
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ