Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

Başkanlık Virajı


Ocak 2017 - 194. Sayı
Bu makale 2017-01-30 11:29:08 eklenmiş ve 452 kez görüntülenmiştir.
Atilla YEĞİN

Son günlerin en popüler konusu terör gündeminin de önüne geçen Meclisteki yeni anayasa tartışmaları ve başkanlık sistemi. Nedir bu  başkanlık sistemi dediğimizde sistemi şöyle özetleyebiliriz. Kanun yapma gücü olan yasama, toplumda bireyle diğer gerçek ve tüzel kişiler arasında oluşan ihtilafları bu kanunlara uygun olarak çözme gücünü kullanan yargı ve kanunları uygun olarak idareyi yöneten yürütme organlarının birbirinden sert ayrılığı ilkesine dayanan bir yönetim biçimidir.


Başkanlık sistemlerinde devlet başkanı yürütme organının başıdır ve belirli bir dönem için doğrudan halk tarafından seçilir. Bu dönemde Başkanı değiştirmek mümkün değildir. Başkan kabineyi halktan aldığı bu yetkiyle tek başına kurar ve Bakanlar Kurulu doğrudan kendisine bağlıdır. Başkan veya Bakanlar Kurulu üyeleri Parlamento’nun bir üyesi değildir. 


Uygulamada değişiklik göstermekle birlikte Başkanlık sistemlerinde genel olarak Başkanların Meclis tarafından kabul edilen kanunları “veto” etme hakkı bulunmaktadır. Buna karşın Meclis’in de belli bir çoğunlukla “vetoyu veto etme” yetkisi bulunur. Başkanlık sisteminin bütün mantığı yürütme organı ile yasama organını ayırmaktır. Bu yüzden milletvekilleri ayrı, Başkan ayrı seçilir. Buna karşın parlamenter sistemde halk yapılan serbest seçimlerle parlamentoyu seçer, milletvekilleri de kendi aralarından bir Başbakan ve Bakanlar Kurulu seçerler. İşte ünlü Fransız düşünür Montesquieu’nun ortaya çıkardığı kuvvetler ayrığı ilkesi olan her bir faaliyeti bir organa verilmek suretiyle, devlet işlerinin muhtelif organlar arasında taksim edilmesi. Bir devlette iktidarın görmesi gereken işler ve bu işlerin icabet ettirdiği faaliyetler üçe ayrılır. Bunlar; plan, sevk ve idare ile, kontrol işleri şeklinde gruplandırılabilir. Başka bir ifade ile yasama, yürütme ve yargı faaliyetleri şeklinde ifade edilebilirler.


Şu halde, siyasi iktidar, devlet kuvvetinin bütün yetkilerini elinde bulunduruyorlarsa o zaman “Kuvvetler Birliği Prensibi”nden, fraksiyonlar ayrı ve müstakil organlara bırakılıyorsa o zaman da “Kuvvetler Ayrılığı Prensibi”nden söz edilir.

Benim takip ettiğim kadarı ile yeni anayasa çalışmalarında mevcut insan medeniyet mirasının yönetme kazanımlarından olan tabi buda tartışılabilir bir mevzudur. Lakin yürüyen bir sistem olması hasebiyle kuvvetler ayrılığı prensibi korunmaktadır. Nedir kavganın sebebi parlamenter sistemin revize olması. Dolayısı ile parlamenter sistem üzerinden azınlığın tahakkümüyle  geliştirdikleri baskı sisteminin sonlanacak olması. Parlementer sistemin eksik ve mahsurlu yönleri sebebiyle her kriz ortamında askeri darbe ile yollarına devam edemeyecekleri için başkanlık sistemine top yekün karşı bir güruh var. Fakat benim düşünceme göre önümüzdeki yüzyılda bu topraklarda yaşamak istiyorsak başkanlık sistemine geçip tek vücut olmamız gerekmektedir. Son kelam bu  ayda bir hikaye ile bitirelim  yazımızı.


Akıllı iki kız kardeş varmış, bilgiye açlarmış ve okullarındaki, etraflarından aldıkları bilgi kendilerine yetmeyince etraflarında araştırmaya başlamışlar.


Yörelerindeki en büyük bilgeye gitmeye, ondan da bilgi almaya karar vermişler.


Bilge adam kızların sorduğu bütün soruları bilmiş. Kızlar daha fazla bilgi almak için bir süreliğine daha bilgenin yanında kalmışlar.


Ama sonra bilgenin her sordukları soruyu bilmelerinden sıkılmışlar. “Bilgenin dahi bilemeyeceği bir soru bulalım” demiş birisi.


Kızlardan biri, bilgenin bile bilemeyeceği bir soru buldum diye sevinmiş. Avucumun içine bir kelebek alacağım “Avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü?” diye bilgeye soracağım, ölü derse kelebeği serbest bırakacağım. Canlı derse, avucumu hafifçe bastıracağım.


Kızlardan biri avucu kapalı bilgeye uzatmış ve sormuş:

– Avucumun içinde bir kelebek var; bilin bakalım canlı mı, ölü mü?

Bilge, kızın gözlerine uzun uzun bakmış ve cevap vermiş:

– Senin elinde kızım senin elinde…

 

 Hayat akarken; iyi veya kötü, güzel veya çirkin, doğru veya yanlış, mutluluk veya hüzün,  senin elinde…


Hayırlı işler dileği ile Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Dergilerimiz
Baş Yazar
Mustafa ALBAYRAK
Teknik Elektirk Postası - 203. Sayı
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ