Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

Darbeye Dair İlk Kamuoyu Araştırması Ne Diyor?


Eylül 2016 - 190. Sayı
Bu makale 2016-09-23 17:35:34 eklenmiş ve 503 kez görüntülenmiştir.
Gönül Yonar

Nöbetler ve mitingler sonrasında, 15 Temmuz darbe kalkışması ile ilgili İstanbul Düşünce Vakfı’nın 1.200 kişilik kota ile yapmış olduğu ilk kamuoyu araştırması yayımlandı. Darbenin hedef şehirlerinin başında gelen İstanbul’un 29 ilçesinde yapılan araştırma, bir darbe girişiminin, daha önce defalarca darbe görmüş bir milleti nasıl dönüştürdüğünün resmini vermesi bakımından oldukça önemli veriler içeriyor. 


Dahası, önceki darbe girişimleri ile tezatlar oluşturan ve bu nedenle ihanet içindeki bazı fitneci insanların “Böyle darbe mi olur? Öncekiler böyle miydi?” itirazlarına gülüp geçtiğimiz şu günlerde, bu araştırma somut delillerle bu fitnecilere cevap niteliği taşıyan bilgileri ortaya koymasıyla da önemlidir.


Hemen araştırmanın bazı verilerine dikkat çekelim.


Türk halkının %75’i, 15 Temmuz darbe girişimi olduğu akşam, haberi birkaç özel televizyon kanalından duymuş. İlk üç saat içinde %84 oranında haber hemen duyulmuş. İkinci kaynak bir sosyal medya unsuru: watsapp.


Darbe girişiminin olduğu ilk saatlerde kitlelerin hissettiği duyguların ve verdikleri tepkilerin oranına baktığımızda ilginç bir veri ile karşılaşıyoruz.  % 43’lik bir kesim: “Korkuya ve dehşete kapıldım, çaresizlik ve endişe içinde (evde-işyerinde) olanları takip ettim.” Şeklinde yanıt vermiş.  %19’luk bir kesim ise ilk saatlerde, darbenin kaderini değiştiren refleksler göstermiş bir kitle olarak: “Ülkemin geleceği için endişe ettim ve herhangi bir çağrıyı beklemeden sokağa çıktım.” Demiş. Cumhurbaşkanı, başbakan ya da  herhangi bir bakanın çağrısını duyduktan sonra meydanlara çıkanların oranı ise %26.


Yani, Türk halkı önceden öğrenilmiş refleksleriyle hareket etmiş, çaresizlik ve endişe içinde, olanları izlerken, daha azınlık olan bir grubun gösterdiği tepki ya da siyasi liderlerin çağrısı ile harekete geçmiş ve çaresizliği büyük bir zafere dönüştürmekte etkili olmuştur. Bu veri, Türk halkının daha önceki darbelere gösterilen (gösterilemeyen) tepkisinin kırıldığının ciddi bir işareti olarak okunmalıdır.


“Darbe girişimine zemin hazırlayan faktörlere yönelik yaklaşımlar” sorusuna halkın % 90’ı “ABD ve NATO’nun dünyada ve Türkiye’de darbecileri teşvik eden ve koruyan söylemleri” şeklinde cevap vermiş. ABD’nin FETÖ’yü koruyan ve kollayan politikalarının Türkiye özelinde ne tür sonuçlar doğurduğunun bilincinde olan halkın %79’u  “Toplum desteğinin yarısını uzun süredir devam ettiren AK Parti’yi darbe dışında yönetimden uzaklaştıracak yöntemlerin kalmaması” şeklinde bir ayrım yapmış. Bu isabetli ayrım, FETÖ’nün bir zamanlar ABD’ye karşı kefil olduğu yönetimin, ABD aracılığı ile ipinin çekilmesine onay verildiği ve bu yolla FETÖ’yü görevlendirdiği şeklinde de yorumlanabilir.


Araştırmada, darbe sonrası alınan önlemlerle ilgili sorulardan ilki “Ohal ve KHK’lar ile ilgili ne düşünülüyor?” Verilen cevaplara bakıldığında darbe girişiminin ardından alınan önlemlerin ilk aşaması olan OHAL’in %86 oranında gerekliliği tasdik edilmiş. Tedbirler içinde, askeriyenin FETÖ’den arındırılması çalışmalarına %90 destek verilirken, %77’lik kitle askerin sivil otorite altına alınması yönünde fikir beyan etmiş. Bu veri halkın, askerin sert müdahalesi karşısında sivillerden yana açık tavır aldığının net bir göstergesi olarak okunmalıdır. Araştırmada, tedbirlerin yargı ve hukuk ayağında da benzer bir destek sözkonusu iken, hukukun yeniden yapılandırılarak idam kararını geri getirme talebi %77’lik bir oranla talep ediliyor.


Araştırmanın üçüncü bölümünde darbe sonrası toplumsal ve siyasal değişimlerin nabzı tutulmuş. Buna göre; “Darbe girişiminin toplumda ortaya çıkardığı değişimler” hakkında halkın ne düşündüğü üzerine yoğunlaşan sorular mevcut. Bunlardan özellikle dikkat çeken “Darbe girişimi öncesi ve sonrasına göre kanaatlerin nasıl değiştiği” yönünde sorular var. Bu soruya verilen cevaplar oldukça ilginç veriler sunuyor. Bu konuda rekor fark MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’ye ait. Halkın 

% 47’si darbe öncesinde Devlet Bahçeli hakkında olumlu kanaate sahipken, bu oran darbe sonrasında %70’lere çıkmış. Bahçeli’nin darbe girişimine gösterdiği hızlı refleks ve etkili karşı duruş halkın gözünden kaçmamış. Türk milliyetçiliğinin kalesi hükmündeki MHP tabanının elbetteki bu değişimde payı oldukça büyük. En önemli virajlarda Erdoğan’a verdiği destek ile tabanını memnun eden Bahçeli, darbe girişimi süreçlerinde de desteğini en üst düzeyde devam ettirmişti. 


Aynı soruya verilen cevaplarda olumludan olumsuza giden kanaatlerin tek sahibi ise HDP eşgenel başkanı Selahattin Demirtaş. Demirtaş, darbe tarihinden önce % 57’lik olumlu kanaatlerin sahibi iken, darbe girişimi sürecinde gösterdiği tavırla “Bu, siyasilerin bir oyunudur!” anlamındaki açıklamalarıyla ülkenin karşı karşıya olduğu tehdidi görememiş bir siyasi figür olarak olumlu imajını % 36’lara geriletmiş. 15 Temmuz’da kitlelerin yaşadığı acıyı, travmayı, karmaşayı “Erdoğan’a ve hükumete yaradı” tepkileriyle seslendiren Demirtaş, Yeni Kapı mitingiyle ilgili olarak da kitlelerin hassasiyetini görmezden gelen açıklamalarıyla tepki çekmişti.


Darbe girişiminin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ ın bir dünya lideri olma algısını nasıl etkilediği üzerine sorulan soruda ise halkın % 92’si: “Ülkesi içindeki farklı kesimleri harekete geçirebilen bir lider” cevabıyla yanıt vermiş. Bu cevap, tehditler karşısında Türk halkının basiretli davranarak, siyasi liderinin etrafında hemen toparlanabildiğini iyi okuyan bir liderin varlığını göstermesi bakımından dikkat çekici bir veridir. Bu kanaatin son somut örneği olarak Yeni Kapı Mitingi unutulmamalıdır.


Darbe sonrası yapılması gerekenler başlığında halkın %95’lik bir kesimi “Devleti ve siyasi iktidarı ele geçirme tehdidine karşı; ideolojilere, düşüncelere ve inançlara olan mesafeyi korumak” şeklinde yanıt verirken, %93’lük bir kesim ise  “Siyasi ve dini liderlerin birleştirici üslubu tercih etmeleri” gerektiğini düşünüyor.


Yeni Anayasa hazırlanması gerekliliği de %86’lık bir kesim tarafından darbe sonrası yapılması gerekenler listesinde yer alan tercihler arasında zikredilmiş.


Darbe ve Dış İlişkiler 

Darbe sonrası yapılması gerekenler hakkında en dikkat çekici sonuçlar dış politika ile ilgili olanlar. FETÖ liderinin iadesinin sağlanması gerekliliği % 95 oranla ilk sırada yer alıyor. Türk halkının, darbe teşebbüsünün açık ve doğrudan faili olarak gördüğü FETÖ liderinin ABD’de uzun yıllardır bulunması ve ABD tarafından Türkiye aleyhine siyasi amaçlarla kullanıldığı düşüncesi bu oranda oldukça etkili görünüyor. 


Dış ilişkilerde, % 47’lik bir oran Şangay İşbirliği Örgütü’ne üyeliğin öncelenmesi gerektiğini savunurken, % 51’lik kesim derhal NATO üyeliğinin sonlandırılması gerektiğini savunmuş. NATO üyeliğinin askıya alınmasını savunanlar ise % 49. AB’ye üyelik isteğinin sonlandırılması gerektiğini savunanlar % 64 gibi büyük bir orana sahipken, AB üyeliğinin askıya alınma isteği de benzer bir oranla yüksek bir paya sahip. Bu oran % 55. 


Dış politikayla ilgili yapılması gerekenler konusunda % 84 oranında Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesi teklif edilirken, ABD ile ilişkilerin askıya alınması talebi %64 oranında bir artış göstermiş. Darbe girişimine katkısı olduğu düşünülen veya tehdit unsuru olarak görülen askeri üsslerin dış ülkelere karşı kontrolünün sağlanması teklifi ise % 93’lük bir orana sahip.


Darbe Girişimi Başarılı Olsaydı!

15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olması halinde, nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımız konusunda % 97’lik kesim “.. enflasyon ve dışa bağımlı kötü ekonomik atmosfer yıllarca etkisini gösterirdi” derken, % 97’lik kesim darbeye direnenlerin öldürülebileceğini ve binlerce kişinin hapislere atılabileceği kaygısını dile getirmiş. Darbenin başarılı olması halinde, terör örgütlerinin ülkenin dört bir yanına yayılarak kanlı eylemler düzenleyecekleri korkusuna sahip kitlenin oranı da aynı, %97.


İstanbul Düşünce Vakfı’nın, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 23 gün süren meydan nöbetlerinden sonra gerçekleştirdiği ilk kamuoyu araştırmasında can alıcı veriler bu şekilde idi. Halk, on yıllarca dış güçler tarafından yönlendirilen Türk siyasetinin, güçlü bir lider önderliğinde nasıl tersyüz edilebileceğini göstermiş oldu. Bu araştırma bugün bu gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur.


Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Dergilerimiz
Baş Yazar
Mustafa ALBAYRAK
Teknik Elektirk Postası - 203. Sayı
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ