Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

Trabzonspor da Neler Oluyor?


Aralık 2015 - 181. sayı
Bu makale 2015-12-22 16:16:14 eklenmiş ve 510 kez görüntülenmiştir.
Dr. Yasin Duran

Ligin ilk 4 haftası Trabzonspor için,  skor olarak iyi fakat oyun olarak oturmamış bir görüntüde başlamıştı, skor iyi olunca kalitesiz oyun gözardı ediliyordu. 5. haftada itibaren oturmamış oyun yapısı, hakemlerinde büyük katkısı ile kendisini kötü gidişe bırakmaya başlayınca , gerçekler ortaya çıkmaya başlamış, Trabzonsporda neler oluyor denmeye, gerek yerel basında gerek ulusal basında Trabzonspor sorgulanmaya başladı.


İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batır, sözünü düstur edinerek öncelikle kusuru kendimizde aramalı, daha sonra başkalarının kusuru üzerine gitmeliyiz. İşe teknik yönetim açısından bakarsak; Ligin ilk 4 haftası 10 puan toplamasına rağmen, kaliteli bir futbol ortaya koyamamış, takım oyununun oturmadığı ve hücum zenginliğinin oluşmadığı bir takım izledik, kısır pozisyonları gole çevirip rakiplere üstünlük sağlamış olmak oyundaki ayıplarımızın üzerini örtünce, zafer sarhoşluğuna kapıldık. Savunma, orta saha ve hücum blokları birbirinden uzak, yeterince yardımlaşamıyor, bu da kötü ve kısır futbolu ortaya çıkarıyordu. Kanatlar hücuma yeterli desteği veremiyor, bu da forvetlerin üretkenliğini minimuma indiriyordu. Cavanda sürati ve tecrübesi ile sağ kanadı hücuma çıkatrabilecek, forvetlere yeterli katkıyı sağlayabilecek bir oyuncu olmasına rağmen, orta sahadan daha ileride nadiren görünüyor, ya bu teknik direktör tarafından çıkmamamsı yönünde  taktik almış olmasından kaynaklanıyor olabilir, eğer teknik direktör böyle bir taktik uygulamıyor ve Cavanda hücuma çıkmıyorsa buna teknik direktör müdahele edip, hücuma çıkmasını sağlamalıdır. 


Sol kanat ise zaten tüm Türkiye’nin kronik sorunu haline geldi, Trabzonspor da Abdullah Ercan’dan sonra sol kanada kim geldiyse takıma ne hücum ne de savunmada katkı sağlayamamıştır. Sol kanatta İshak’ta ısrar edilmesi gerektiğini düşünüyorum, ısrar edilirse kendine güveni artacak ve takıma katkı sağlayacaktır. Stoper de Mustafa ve Douglas ikilisinin ikiside ağır oyuncular, bunlardan birinin yerine onlardan daha seri olan Aykut oynamalı. 


Orta sahada M’Bia ve Okay tercihi en doğru tercihtir. Okay M’Bia ile birlikte oynamaya devam ederek onun tecrübesinden, oyun bilgisinden faydalanırsa 2 yıl içerisinde Türkiye’nin en iyi orta sahalarından birisi olabilecek kapasiteye sahip genç bir oyuncumuzdur. 


Santrafor olarak Cardoza ya da N’Doye ikisi de birbirinden farklı özelliklere sahip olup form durumlarına göre ilk onbir tercihi yapılabilir. Trabzonspor’un hücum üretkenliğindeki en büyük sorun olan santraforun arkasındaki üçlünün üretkenliğidir, bu alanda kimler oynamalı? Nasıl bir oyun yapısı tercih edilmelidir? Santraforun topla çok buluşmasını sağlayacak oyuncular ve oyun yapısı tercih edilmelidir. Avrupa’nın önde gelen kulüplerinde özellikle de Barcolana da tercih edilen ters ayaklı kanat oyuncuların hücuma katkısı görülünce, bizim gibi 2. hatta 3. sınıf futbol ülkelerinde de ters ayaklı kanat oyuncuları kullanılmaya başlanmış ama nedense Barcelona daki kadar gol ve asist üretememişlerdir, nedeni açık; ne bizim Erkan, Neymar olabilir, ne de bizim Yusuf Messi olabilir, kusura bakmasınlar ama bizim oyuncular bu kapasiteleri ile ancak onların malzemecisi olabilirler. Erkan ya da Yusuf ters ayakla kanattan dripling yaparak yılda 2-3 gol atabilirler, bunun içinde bu oyun stilini kullanmak akıllıca bir oyun değildir ve şampiyonluk mücadelesi için yeterli değildir ve de yeterli olmayacaktır. Halbuki kantlarda düz ayaklı futbolcular kullanılsa, sağda Marko Marin, solda Yusuf kullanılsa ve bu oyuncular öncelikler santrafora ortalar yapmayı deneseler, ya da sıfıra inerek ceza alanı içine girecek santrafor, Mehmet Ekici ve diğer kanat oyuncularına asist yapmayı deneseler, hücum organizasyonları ve gol oranı iki katına çıkacaktır, bu da Trabzonspor’un oyun kalitesini ve skor olarak başarısını getirecektir. 


Takım rakibe pres yapmamakta, rakip oyunculara gölge markajı yapmaktadırlar, bu da rakibin elini kolunu sallaya sallaya hücum yapmasına neden olmaktadır. Trabzonspor’un maçını izlerken 75 yaşındaki annem Trabzonspor oyuncularını kasdederek bunlar niye öbürlerinin üzerine koşmuyor dedi, annem bunu görmesine rağmen, teknik ekip göremiyorsa yapacak fazla bir şey kalmıyor tabiki.


En önemli kusurlarımızdan biri olan Yönetim kusuru açıktır, herkes tarafından görüldüğü üzere Trabzonspor iyi YÖNETİLEMEMEKTEDİR. Yönetim içinde birlik yoktur, bir çok yönetici istifa etmiştir, kalanlarıda zaten Federasyon tarafından cezalandırılmıştır, yani Trabzonsporda bir yönetim yoktur. Futbol bir kavga ya da gerilim oyunu değildir, kavga  ya da gerilimlerin Trabzonspora bir katkısı yoktur, aksine zararı çoktur. 3 Temmuz sürecinden beri devam eden gerilim ve kavga süreci en çok Trabzonspora zarar vermiştir. Gerek Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu, gerek PFDK, gerek Tahkim Kurulu gerekse MHK , İstanbul kulüplerinin emri ile hareket etmekte, Türk Futbolu İstanbul kulüplerinin hegamonyasında, tarafsızlığını yitirmiş, adaletten yoksun bir anlayışla yönetilmektedir, o nedenle Trabzonspor’un bunlarla eşit şartlarda olmadığuından her türlü gerilimde İstanbul tarafında olan TFF hep Trabzonspor aleyhinde kararlar almakta, Trabzonspor maddi ve manevi zarara uğratımaktadır. Trabzonspor yönetimi bu nedenle gerilimden ve kavgadan yana olmamalıdır. TFF ve MHK bu anlayışla ligin 2 . haftasından itibaren saha içinde hakemler üzerinden kasıtlı olarak uygulanan hatalar ile Trabzonspor’un sahada elde edeceği skoru aleyhine çevirerek Trabzonspor’u ve taraftarını tahrik etmeye çalışmış olup bunda da başarılı olmuşlardır. Trabzonspor yönetimi ise yangına körükle giderek  TFF ve MHK ‘nın ekmeğine yağ sürmüşlerdir, bundanda niahi olarak Trabzonspor zarar görmüştür ve görecektir. 


Trabzonspor yönetimi kendi yönetimsel beceriksizliklerini gerilim ve kavga ile örtmeye çalışmakta, ancak bu taraftarın gözünden kaçmamaktadır. Yönetimin  iki sezondur yaptığı yanlış teknik direktör ve önü arkası kesilmeyen yanlış transferler hem oyun olarak hem de maddi olarak büyük zararlar vermiştir.Bir ya da iki sezon önce transfer edilen oyuncuda verim alamadığını düşünen yönetim bu oyunculara üste para vererek ( birkaç milyon euro) sözleşmesini feshederek takımı zarardan kurtardığını düşünmekte, bunu kamuoyuna böyle yansıtmaya çalışmaktadırlar, bu oyuncuları alan ben ya da taraftar değiller, bu zararı ya cebinizden karşılayın, ya da bırakın gidin , siz bu analayışla Trabzonspora rakiplerinden  daha çok zarar vermektesiniz.


Başarısızlıkta birde taraftar boyutu var oda sabırsızlık,  oynanan futboldan ziyade skora bağlı düşünmekten kaynaklanmaktadır. Futbolcuların en ufak hatasında ıslıklamak, yuhalamak oyuncuların öz güvenini kaybettirmekte ve dizleri titreyerek oyun onamasına ve bu da oyunucunun daha kötü oynamasına sebep olmaktadır. Biraz sabır ve destek lütfen.


İnşallah yeni gelen yönetimle kavgasız, gerilimsiz, yanlış tranferler yapılmayan, hücum zenginliği olan bir futbol takımı ortaya çıkarsa o zaman Trabzon ve Trabzonsporlular derin bir nefes alır ve özlediği şampiyonluklara kavuşur.


Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Dergilerimiz
Baş Yazar
Mustafa ALBAYRAK
Teknik Elektirk Postası - 203. Sayı
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ