Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

Türkiye’de Hiç Hukuk Oldu mu ki?


Ocak 2015 - 170. Sayı
Bu makale 2015-01-24 12:54:10 eklenmiş ve 813 kez görüntülenmiştir.
Necmi HİLALOĞLU

Son yıllarda klasik duyduğumuz laftır! “Ülkede hukuk kalmadı, çok bozuldu canım”, “Tuz koktu adeta” “Hukuka da güvenemez olduk adeta”  falan v.s. gibi cümleler.. Günlük hayatta sık duyduğumuz cümleler oldu.


Pekiyi gerçekten ülkemizde hukuk bozuldu mu? Biraz hafızalarımızı ve tarihi malumatları tazeleyelim mi? Birkaç soru ile bugünkü duruma cevap arayalım. Acaba Türkiye’de gerçekten hukuk vardı da yeni mi bozuldu yoksa zaten Türkiye’de hiç hukuk olmamış mı idi?


Evet! Biz burada siyasi kararlarla ilgili olanlarını hatırlayacağız tabii ki! Yoksa ticari, adi vs. hukuki kararlar bizim gündemimiz değil. 


Hadi bakalım öncelikle 1923–1950 arası yani tek parti döneminden başlayalım hatırlamaya! Mesela 1923 – 1950 arası Türkiye’de hukuk sistemi var mı idi? Varlık vergisi uygulanırken ve gayri müslim azınlıklara 24 saat içerisinde ve 20 kg’dan fazla eşya almadan terket bu ülkeyi denilip bir insanlık dramı gerçekleşirken ülkemizde hukuk 

var mı idi?


1937 sonbaharı veya 1938 ilk baharında tunç bir el Dersim’in üzerine inerken, Seyit Rıza 76 yaşında idam edilirken, yaşı küçültüldüğünde hukuk var mı idi? Oğlu 17 yaşında idam olamayacağı için yaşı büyültülüp idam edilirken hukuk var mı idi?


Yine 26 Ocak 1926’da, Frenk mukallidleri eseri sebebi ile (ki bu eser şapka kanunundan çok önce yazılmıştır) Şapka kanununa muhalefetten üç yıl hapis cezası ile yargılanırken bir hafta sonra yani 3 Şubat’da nasıl birden bire idam edilmiştir. Acaba üç yıl hapisle yargılanan bir fikir ve din adamının idamla infaz edildiği bu ülkede o esna da hukuk var m idi? Unutmadan; İdamın infaz edilmesine savunmasının da bilahare alınmasına diye de belirtilmişti.


Pekiyi o kadar eskiye gitmeyelim; 

Başvekil Adnan Menderes 1960’da askeri bir darbe ile devrilip bir yılı aşkın süre işkence ile sorgulanıp 1961’de Yassıada’da hüküm yiyip İmralı’da asılırken bu ülkede hukuk var mı idi?


Pekiyi 12 Mart 1971 askeri muhtırasını takiben 30 Mayıs 1972’de üç genç; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilirken Türkiye’de hukuk var mı idi?


Ya 1980 Aralık’da 16 yaşındaki Erdal Eren’in yaşı mahkemece büyütülüp (tıpkı Seyit Rıza’nın 1938’de oğlunun idam edilmesi esnasında olduğu gibi) asılırken hukuk var mı idi? Dönemin diktatörü Kenan Evren 16 yaşındaki Erdal Eren için “Asmayalım da besleyelim mi?” derken hukuk var mı idi?


Tamam o dönemler askeri darbe dönemleri idi, ölçü olamaz günümüz için! O zaman Mehmet Moğultay’ı ve Seyfi Oktay’ın zamanını hatırlayalım mı? “5000 savcı ve hakim için kadro verilirken bunları CHP teşkilatlarından seçtim. Belli yöre ve mezhep hassasiyetlerini gözettim. Ne yapsa idim? Bu binlerce savcı ve hakim kadrosunu CHP’ye değil de Refah Partililere, MHP’lilere mi verse idim?” diyen Mehmet Moğultay’ın adalet bakanlığı esnasında Türkiye’de hukuk var mı idi?


Yetmedi mi? O zaman bir iki soru daha soralım; 

Siirt’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı ile sadece Milli Eğitim Bakanlığınca tavsiye edilmiş ve kitaplarda yer alan bir şiiri okuduğu için “Ömür boyu siyasetten men cezası alıp on ay hapis cezasına çarpıtılan Recep Tayyip Erdoğan’a Türkiye’de hukuk var mı idi?” 

Ona Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde ceza veren Reis (hakim) daha sonra yargıtaya geçilirken, emekli olunca da CHP’ye üye olurken, yine bu ülkede hukuk var mı idi?


8 Ocak 1998’de dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı  Ahmet Necdet Sezer’in açıklaması ile o gün altı milyon insanın oyunu almış Refah Partisi kapatılırken Türkiye’de hukuk var mı idi?


Pekiyi Oda TV davasında Nedim Şener ile Ahmet Şık, onyedişer ay haksız yere hapis yatarken veya askeri casusluk davasında yıllarca masum insanlar hapislerde çürürken hukuk var mı idi? 


Aa Yoksa hukuk bir tek dört eski bakan için mi olacak diyorsunuz? Yani kimseye adil işlemeyen hukuk bu dört eski bakan için işleyecekti öyle mi! 


Şimdi bu dört bakanın suçu var ya da yok! Ben bilemem ama mevcut hukuk sistemine göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlikle sonuçlanmış bir davayı önce TBMM Soruşturma Komisyonu sonra TBMM Genel Kurulu Yüce Divan’a (Anayasa Mahkemesine) gönderilmesine gerek görmedi. Suç unsuruna rastlanmadı denildi. Şimdi haklı ve haksız ben aslını bilmem. Pekiyi siz hangi hakkı hukuku arıyorsunuz kuzum?


Başka bir yargı mercii var mı ki  oraya havale edesiniz? Yoksa siz Askeri Mahkemelerini mi arıyorsunuz? Kenan Evren’in mi hukukunu yoksa İsmet Paşanın veya Milli Birlik Komitesinin hukukunu mu arıyorsunuz?


Bugünkü kesmedi biz o günkülerden mi alalım diyorsunuz yani?


Evet Türkiye’de hukuk zaten hep öyle idi? Ne zaman iyi idi ki bugün bozulsun!

Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Dergilerimiz
Baş Yazar
Mustafa ALBAYRAK
Teknik Elektirk Postası - 201. Sayı
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ