Teknik Elektrik Postası - Sektörün Kalbinden

İstanbul'un en eski mabetlerinden biri ibadete açılacağı günü bekliyor

Sinagog, kilise ve İstanbul'un fethinden sonra cami olarak hizmet veren ve 1600 yıllık olduğu belirtilen Lala Hayrettin Camisi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde aslına uygun olarak restore ediliyor.
Bu haber 2020-11-20 09:10:47 eklenmiş ve 940 kez görüntülenmiştir.

İstanbul Çevre Kültür ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği (İSTED) Başkanı Dr. Erhan Sarışın, Lala Hayrettin Bey Camisi'nin tarihi özellikleri ve bulunarak restore edilme sürecini, AA muhabirine anlattı.

İbadethanenin yapılış tarihi hakkında bilgi veren Sarışın, "Lala Hayrettin Bey, diğer adıyla Acemağa Camisi, İstanbul'un en eski ibadethanelerinden bir tanesi. Yaklaşık 1600 yıllık bir ibadethane. Yapılış tarihi miladi olarak 399-400 yıllarına dayanmakta. Bakırcılık yapan Yahudi esnaf, dönemin Roma İmparatorundan burada bir sinagog yapmak için izni alıyor ve bu yapı sinagog olarak inşa ediliyor. Konstantinopol'ün Hristiyan halkı buna başkaldırıyor. Bir isyan çıkıyor ve sinagog yakılarak duvarları yıkılıyor. Burası yıkık halde kalıyor. 400 ile 450 yılları arasında da burası Bizanslılar tarafından kilise haline getiriliyor." dedi.

Yapının sinagogdan kiliseye çevrilmesinin ardından Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline geldiğini anlatan Sarışın, şöyle devam etti:

"Bizans burayı kilise haline getirdiğinde Meryem Ana'nın kutsal emanetleri denen emanetler buraya getiriliyor. Bunların içinde bir de kuşak var. Buraya bu nedenle 'Meryem Ana Kuşak Kilisesi' deniyor. Ardından iki kilise daha yapılarak bu bölge kutsal bir alan haline getiriliyor. İstanbul'a hacı olmak için gelen Hristiyanların hatıralarında buranın kayıtları var. 532'de Ayasofya'nın çıkan büyük bir isyanda zarar görmesi üzerine patrikhanenin merkezi bu kiliseye taşınıyor. Burası 5 yıl boyunca Hristiyanların merkezi olarak hizmet ediyor."

1200'lü yıllara kadar Meryem Ana Kilisesi'nin ayakta kaldığını ancak Latin istilasında büyük zarar gördüğünü anlatan Sarışın, bu istilayla kilisede bulunan kutsal emanetlerin Roma'ya götürüldüğünü ifade etti. Sarışın, kilisenin bir dönem Katolik Hristiyanlara da merkez olarak hizmet ettiğini söyledi.

İstanbul'un fethinden 30 yıl sonra camiye çevrildi

Harabe halde bulunan kilise yapısının 1480'lerde Lala Hayrettin Paşa tarafından camiye çevrilerek hizmete alındığı bilgisini veren Sarışın, Kur'an-ı Kerim'in en önemli yazma eserlerinin bulunması nedeniyle caminin önemli bir tarihi özelliği olduğunu vurguladı.

1935'te cami ve mescitlerin tasnifi ve ihtiyaç duyulmayanların kapatılmasına dair çıkarılan kanunun ardından Lala Hayrettin Camisi'nin kapatıldığını, 1937'de minare ile çatısındaki ahşap ve kiremitlerin dönemin Vakıflar İdaresince satışa çıkarılarak satıldığını anlatan Sarışın, bu tarihten sonra caminin harabe olarak günümüze kadar beklediğini ifade etti.

Caminin bulunması için akademik bir araştırma yapıldığını ve harita ile tarihi fotoğraflardan yerinin tespit edildiğini kaydeden Erhan Sarışın, kalıntıların yerinde tespit edilmesinin ardından tescil ve imar planlarına işletildiğini vurguladı.

Caminin harabe halinde bulunduğunu ve kaçak kazılarla zarar gördüğünü anlatan Sarışın, "Burayı 2018'de bulduğumuzda içinde 50'ye yakın ağaç olan hatta temizlemeye kalktığımızda 10 kamyon çöp olan bir haldeydi. Daha sonra burayı Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz projelendirdi. Biz de bu proje için hayırsever bir işadamı bulduk. Bir yılı geçen süredir temizlik, proje ve restorasyon çalışmalarının ardından cami bu hale geldi." diye konuştu.

Zemininde papaz mezarı bulunuyor

Erhan Sarışın, caminin duvar kalıntılarında tuğla işçiliklerinin Bizans ile Osmanlı dönemindeki taş duvar işçiliği özelliklerini taşıdığını dile getirdi.

Sarışın, "Mabedin tabanına inen bir tünelde dönemin Hristiyan papazlarına ait mezar var. Buraya merdivenlerle iniliyor. Maalesef bu mezarlar da bir dönem define avcıları tarafından kaçak kazı yapılarak tahrip edilmiş." dedi.

Kilisenin 1600 yıllık tarihi olduğu bilgisine, içinde bulunan Bizans dönemi tuğla kalıntıları üzerindeki mühürleri inceleterek ulaştıklarını anlatan Sarışın, şunları kaydetti:

"Burası ilk olarak sinagog olarak Musevilere, sonra Ortodoks ve Katolik Hristiyanlara, 1480'den sonra da Müslümanlara hizmet etmiş bir yapı. Tarihi 1600 senelik. Kilise içinde bulduğumuz kare tuğla taşların üzerinde Latince işaretler var. Onları tercüme ettirdiğimizde 5. yüzyıla ait damgalar olduğunu gördük. Buranın 400'lü yıllarda yapıldığına dair bir delil de bu. Ayrıca Hristiyan kaynaklar, buranın 400'lü yıllarda kilise olarak açıldığını söylüyor."

 

AA

ETİKETLER :
Diğer GÜNCEL haberleri
11:51 - Vefat Haberi
Dergilerimiz
Baş Yazar
Mustafa ALBAYRAK
Teknik Elektirk Postası - 240
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Anket
Dergimizi nasıl buluyorsunuz?
Güzel
Çok Güzel
İdare Eder
Daha iyi olabilir
Beğenmiyorum
© Copyright 2013 Teknik Elektrik. Tüm hakları saklıdır.
ELEKTRİK
AYDINLATMA
TEKNİK BİLGİ
ENERJİ
GÜNEŞ ENERJİSİ
RÜZGAR ENERJİSİ
NÜKLEER ENERJİ
TEKNOLOJİ
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
EĞİTİM
DÜNYA
DOST SİTELER
ANAHTAR -PRİZ
KABLO ÜRETİCİLERİ
ŞALT ÜRETİCİLERİ